Türkiye'de ceza mahkemeleri arasında Asliye Ceza Mahkemeleri, Ağır Ceza Mahkemeleri, Çocuk Mahkemeleri, Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri ve kanunla belirli konularda görevlendirilmiş diğer mahkemeler bulunmaktadır.

Asliye Ceza Mahkemeleri, özellikle hırsızlık, kasten yaralama, tehdit, hakaret, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali ve bazı dolandırıcılık suçları gibi uygulamada sık karşılaşılan ceza davalarının görüldüğü mahkemelerdendir.

Ancak hangi mahkemenin görevli olduğu yalnızca suçun günlük hayatta bilinen adına göre belirlenmez. Suçun kanundaki düzenlemesi, cezanın üst sınırı, suçun nitelikli hâli ve özel görev kuralları birlikte değerlendirilir.

Asliye Ceza Mahkemesi Nedir?

Asliye Ceza Mahkemesi, ceza yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak görev yapan mahkemelerden biridir.

5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un görev hükümlerine göre Asliye Ceza Mahkemeleri, ağır ceza mahkemelerinin, sulh ceza hâkimliklerinin ve özel kanunlarla başka mahkemelere verilen görevlerin dışında kalan ceza davalarına bakar.

Genel görev sistemi bakımından, kanunda daha ağır bir görev düzenlemesi bulunmadığı sürece üst sınırı 10 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlar Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanında yer alabilir. Ancak yalnızca cezanın miktarına bakmak her zaman yeterli değildir; kanunun belirli suçlar için özel bir görev kuralı getirip getirmediği de kontrol edilmelidir.

5235 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesinde, kural olarak suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınır. Ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenlerin görev belirlenmesindeki etkisi ayrıca kanunun ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.

Asliye Ceza Mahkemesi Hangi Suçlara Bakar?

Asliye Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren suçların tamamını tek bir liste halinde saymak mümkün değildir. Çünkü suçların nitelikli hâlleri, özel kanun hükümleri ve zaman içinde yapılan yasal değişiklikler mahkemenin görevini değiştirebilir.

Bununla birlikte uygulamada Asliye Ceza Mahkemelerinde sık karşılaşılan suçlardan bazıları şunlardır:

Bu liste örnek niteliğindedir. Somut olayda suçun hangi maddeden ve hangi nitelikli hâl kapsamında değerlendirildiği belirlenmeden yalnızca suçun adına bakılarak görevli mahkeme kesin olarak söylenemez.

Asliye Ceza Mahkemesinin Görevi Nasıl Belirlenir?

Bir ceza davasında görevli mahkemenin belirlenmesinde öncelikle isnat edilen suçun kanundaki karşılığı tespit edilir.

Ardından şunlar incelenir:

  1. Suçun temel şekli
  2. Suçun nitelikli hâlleri
  3. Suç için öngörülen hapis cezasının üst sınırı
  4. Özel kanunlarda görev düzenlemesi bulunup bulunmadığı
  5. Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren bir suçun söz konusu olup olmadığı

Bu nedenle örneğin "Bu suçun cezası 5 yıl, o halde kesinlikle Asliye Ceza Mahkemesi bakar" şeklinde basit bir değerlendirme her dosyada doğru olmayabilir.

Asliye Ceza Mahkemesi ile Ağır Ceza Mahkemesi Arasındaki Fark Nedir?

Asliye Ceza Mahkemesi ile Ağır Ceza Mahkemesi arasındaki temel fark, görev alanlarıdır.

Ağır Ceza Mahkemeleri, kanunda kendilerine açıkça verilen daha ağır nitelikteki suçlara ve belirli ceza miktarlarını gerektiren suçlara bakar. Asliye Ceza Mahkemeleri ise Ağır Ceza Mahkemesinin ve özel görevli diğer mahkemelerin görev alanı dışında kalan ceza davalarının önemli bir bölümünü görür.

Basitleştirilmiş şekilde: Asliye Ceza Mahkemesi → daha geniş sayıdaki genel ceza davaları; Ağır Ceza Mahkemesi → kanunda ağır ceza mahkemesine bırakılmış daha ağır nitelikteki suçlar şeklinde bir ayrım yapılabilir.

Ancak görev belirlenirken suçun somut şekli ve güncel mevzuat mutlaka incelenmelidir.

2026'da Nitelikli Dolandırıcılık Hangi Mahkemede Görülür?

Bu konu özellikle önemlidir.

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde değişiklik yapılmış ve TCK'nın 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu, Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanını belirleyen düzenlemeden çıkarılmıştır. HSK da 2026 yılında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılacak yeni davaların Asliye Ceza Mahkemelerine dağıtılması yönünde karar almıştır.

Dolayısıyla 25 Aralık 2025 tarihinden sonra açılan nitelikli dolandırıcılık davaları bakımından genel görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları, ceza miktarları ve TCK 158/4 kapsamındaki güncel değişiklikler hakkında ayrıntılı bilgi için TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık yazımıza bakabilirsiniz.

Ancak geçiş hükümleri nedeniyle 25 Aralık 2025 tarihinde Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmekte olan veya istinaf ya da temyiz incelemesinde bulunan bazı dosyalar bakımından eski görev kurallarının uygulanmasına devam edilmektedir. Bu nedenle eski tarihli bir nitelikli dolandırıcılık dosyası ile yeni açılan bir dosyanın görev durumu aynı olmayabilir.

Bu değişiklik nedeniyle internette bulunan ve nitelikli dolandırıcılık davalarının tamamının Ağır Ceza Mahkemesinde görüldüğünü belirten eski içeriklere dikkat edilmelidir.

Asliye Ceza Mahkemesinde Hangi Davalar Görülür?

Asliye Ceza Mahkemelerinin uygulamadaki görev alanı oldukça geniştir. Örneğin bir kişinin başka bir kişiyi yaralaması, tehdit etmesi veya hakaret etmesi nedeniyle açılan bazı ceza davaları Asliye Ceza Mahkemesinde görülebilir.

Benzer şekilde hırsızlık, mala zarar verme veya konut dokunulmazlığının ihlali gibi suçlardan açılan davalar da somut olayın niteliğine göre Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanında bulunabilir.

Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Türk Adalet Sistemi bilgilerine göre de Asliye Ceza Mahkemeleri, sulh ceza hâkimlikleri, ağır ceza mahkemeleri ve özel görevli ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan davalar ile genel olarak on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren yargılama faaliyetleri bakımından görev yapmaktadır.

Asliye Ceza Mahkemesi Kaç Hakimden Oluşur?

Asliye Ceza Mahkemesi, kural olarak tek hâkimli bir mahkemedir. Ağır Ceza Mahkemesinden farklı olarak üç kişilik heyet halinde çalışmaz.

Duruşmalarda hâkim, Cumhuriyet savcısı, sanık, müdafi, müşteki veya katılan ve olayın niteliğine göre tanık ve bilirkişiler bulunabilir.

Asliye Ceza Mahkemesinde Cumhuriyet Savcısı Ne Yapar?

Cumhuriyet savcısı ceza yargılamasında iddia makamını temsil eder. Soruşturma aşamasında suç şüphesini araştıran Cumhuriyet savcısı, yeterli şüphe bulunması halinde iddianame düzenleyerek kamu davası açılmasını sağlayabilir.

İddianamenin kabul edilmesiyle başlayan kovuşturma aşamasında ise Cumhuriyet savcısı duruşmalara katılır ve esas hakkındaki görüşünü, yani mütalaasını sunabilir.

Savcının görevi yalnızca sanığın cezalandırılmasını istemekten ibaret değildir. Ceza muhakemesinde maddi gerçeğin araştırılması ve adil yargılamanın gerçekleştirilmesi amacıyla sanığın lehine ve aleyhine delillerin değerlendirilmesi de önem taşır. Adalet Bakanlığı da CMK m. 160 ve 161 kapsamında Cumhuriyet savcısının delilleri toplama ve şüphelinin haklarını koruma yükümlülüğünü açıklamaktadır.

Asliye Ceza Mahkemesinde Duruşma Nasıl Yapılır?

Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza davasının duruşma süreci dosyanın özelliklerine göre değişebilir. Genel olarak yargılama sırasında sanığın kimlik tespiti yapılır, iddianame okunur veya içeriği açıklanır, sanığın savunması alınır, mağdur/müşteki beyanı ve tanıklar dinlenebilir, bilirkişi raporları ve deliller değerlendirilir, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sunar, sanık ve müdafii son savunmalarını yapar ve mahkeme hüküm kurar.

Her ceza davasının tek duruşmada sonuçlanması zorunlu değildir. Dosyada incelenmesi gereken çok sayıda delil veya dinlenmesi gereken tanık bulunması halinde birden fazla duruşma yapılabilir.

Sanık Nasıl Savunma Yapar?

Sanık; isnat edilen suçu kabul edebilir, reddedebilir, olayın farklı şekilde gerçekleştiğini açıklayabilir, lehine delillerin toplanmasını talep edebilir, tanıkların dinlenmesini isteyebilir, bilirkişi incelemesi talep edebilir, müdafi yardımından yararlanabilir ve kanundan doğan şartlar çerçevesinde susma hakkını kullanabilir.

Savunmanın içeriği dosyadaki delillere ve suçlamanın niteliğine göre değişir. Bu nedenle özellikle hapis cezası riski bulunan dosyalarda savunmanın, iddianame ve mevcut deliller incelenerek hazırlanması önemlidir.

Mağdur ve Müştekinin Hakları

Mağdur veya müşteki; duruşmadan haberdar edilme, beyanda bulunma, delillerin toplanmasını isteme, kanuni şartlar oluştuğunda davaya katılma ve katılan sıfatıyla kanun yollarına başvurma gibi haklardan yararlanabilir. Ancak hangi hakkın hangi koşullarda kullanılabileceği somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.

Beraat ve Mahkûmiyet Kararları

Mahkeme, sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı veya suçun hukuken gerekli düzeyde ispatlanamadığı kanaatine ulaşırsa beraat kararı verebilir. Beraat kararının hangi gerekçeyle verildiği, ileride başvurulabilecek kanun yolları bakımından önemlidir.

Mahkeme, sanığın suçu işlediği kanaatine ulaşır ve diğer hukuki şartlar oluşursa mahkûmiyet kararı verebilir. Mahkûmiyet halinde verilecek ceza, suçun kanundaki yaptırımına, olayın özelliklerine ve uygulanabilecek artırma veya indirim hükümlerine göre belirlenir — kararın verilmesi her durumda hemen kesinleştiği anlamına gelmez.

Diğer Olası Kararlar ve HAGB

Dosyanın niteliğine göre beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşmesi gibi kararlar verilebilir. Ayrıca bazı durumlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), seçenek yaptırımlar, hapis cezasının ertelenmesi veya adli para cezasına ilişkin hukuki sonuçlar da gündeme gelebilir — HAGB ve 2026'daki güncel düzenlemesi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

HAGB'nin uygulanabilmesi için yalnızca cezanın belirli miktarın altında olması yeterli değildir; kanundaki diğer şartların da somut olay bakımından gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle Asliye Ceza Mahkemesinde görülen her davada otomatik olarak HAGB uygulanacağı düşünülmemelidir — örneğin uyuşturucu madde ticareti gibi temel ceza miktarı yüksek suçlarda HAGB'nin uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz

Asliye Ceza Mahkemesinin nihai hükümlerine karşı, kararın niteliğine göre istinaf kanun yolu gündeme gelebilir; inceleme Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılır. Kanunda belirtilen şartların bulunması halinde Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı temyiz yoluna da başvurulabilir ve inceleme Yargıtay tarafından yapılabilir.

Ancak her Asliye Ceza Mahkemesi kararı otomatik olarak hem istinaf hem de temyiz incelemesine tabi değildir — kararın içeriği, karar tarihi, kesinlik sınırı ve yürürlükteki kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. İstinaf/temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararlarda ise kanun yararına bozma gibi olağanüstü bir kanun yolu gündeme gelebilir.

Dava Ne Kadar Sürer?

Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaların tamamı için geçerli tek bir süre bulunmamaktadır. Süreyi; suçun niteliği, sanık/mağdur/tanık sayısı, bilirkişi incelemeleri, dijital deliller, tebligatların tamamlanması ve mahkemenin iş yükü gibi birçok faktör etkileyebilir.

Beylikdüzü'nde Asliye Ceza Davaları Hangi Mahkemede Görülür?

Bir ceza davasının hangi adliyede ve hangi Asliye Ceza Mahkemesinde görüleceği, esas olarak yetki ve görev kurallarına göre belirlenir. Suçun işlendiği yer, sanığın veya mağdurun bulunduğu yer ve kanundaki özel yetki hükümleri gibi unsurlar görevli mahkemenin belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Beylikdüzü'nde gerçekleşen bir olay bakımından hangi adliyenin ve hangi mahkemenin yetkili olduğunun somut olay üzerinden ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle yalnızca "Beylikdüzü'nde gerçekleşti" bilgisinden hareketle her dosyanın aynı mahkemede görüleceği sonucuna varılmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Asliye Ceza Mahkemesi ağır ceza mıdır?

Hayır. Asliye Ceza Mahkemesi ile Ağır Ceza Mahkemesi farklı mahkemelerdir ve görev alanları farklıdır.

Nitelikli dolandırıcılık Asliye Ceza Mahkemesinde mi görülür?

2026 itibarıyla yeni açılan TCK m. 158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık davaları, 25 Aralık 2025 tarihli görev değişikliği sonrasında genel olarak Asliye Ceza Mahkemelerinin görev alanındadır. Eski tarihli ve geçiş hükmü kapsamındaki dosyalar bakımından farklı kurallar uygulanabilir.

Asliye Ceza Mahkemesinde avukat şart mı?

Her dosyada özel avukat bulunması zorunlu değildir. Ancak sanığın savunma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi bakımından özellikle ciddi ceza riski bulunan dosyalarda avukat desteği önemli olabilir. Kanunun zorunlu müdafilik öngördüğü haller ayrıca değerlendirilir.

Sonuç

Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye'deki ceza yargılamasının en önemli ilk derece mahkemelerinden biridir. Görev alanına, Ağır Ceza Mahkemelerinin ve diğer özel görevli mahkemelerin görevleri dışında kalan çok sayıda ceza davası girebilir.

Özellikle 2025 yılı sonunda yapılan yasal değişikliklerle nitelikli dolandırıcılık bakımından görev kurallarında önemli değişiklik meydana gelmiştir. Bu nedenle eski internet içeriklerindeki mahkeme görev bilgileri güncel mevzuatla karşılaştırılmadan kullanılmamalıdır.

Asliye Ceza Mahkemesinde sanık, mağdur veya katılan olarak yer alan kişilerin, dosyanın içeriğini ve kendileri bakımından doğabilecek hukuki sonuçları zamanında değerlendirmeleri önemlidir.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, kanun yolu süreleri ve ceza yargılamasındaki diğer hukuki hususlar somut dosyanın özelliklerine ve yürürlükteki mevzuata göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Dosyanız hakkında hukuki değerlendirme

Sorularınızı iletmek için iletişime geçilebilir.

İletişime Geçin